„... Dönüp küçük çocuklar gibi olmazsanız, Göklerin Egemenliğine asla giremezsiniz.“ (Matta 18:3)................. "İsa, «Bırakın çocukları» dedi. «Bana gelmelerine engel olmayın! Çünkü Göklerin Egemenliği böylelerinindir.» (Matta 19:13-14)........... 

 

 

 

Yusuf’un Hikayesi





 

(Yusuf’un hikayesini sesli olarak dinlemek isterseniz,  burayı tıklayın.)


Dinlerken, fareyi (maus’u) dinlediğiniz  paragrafın üzerine koyarak
hikayeyi renkli bir görünümde izleyebilirsiniz.)

 

 

Yakup’un on iki oğlu vardı ve içlerinden en çok Yusuf’u severdi. Yakup, onu ne kadar çok sevdiğini göstermek için ona çok değerli bir ceket satın aldı.  Bunu gören ağabeyleri Yusuf’a karşı büyük bir nefret ve kıskançlıkla doldular.

 

Bir gün Yakup, oğlu Yusuf’u, ağabeylerini kontrol etsin diye çalıştıkları tarlaya gönderdi. Ağabeyleri Yusuf’un o gösterişli ceketi nedeniyle hala ona kızgındılar ve onu çekemiyorlardı. Bu nedenle onu boş bir kuyunun içine attılar. Ama sonra onu kuyudan çıkartarak oradan geçmekte olan köle tüccarlarına sattılar.

 

Bu arada onun bu güzel ceketini kana bulayarak ceketi babaları Yakup’a götürdüler. Bunu gören Yakup, oğlu Yusuf’un vahşi bir hayvan tarafından parçalandığını sandı. Ağabeyleri, Yusuf’u bazı Mısırlı köle tüccarlarına sattıklarını ona söylemediler..Zavallı Yakup, oğlu Yusuf’un öldüğünü sanarak kim bilir ne kadar çok üzülmüştü!

 

Yusuf Mısır’da bulunurken, ülkenin Kralı olan Firavun iki rüya gördü. Rüyasında Firavun nehirden çıkıp gelen yedi güçlü inek ve yedi zayıf ve çirkin  inek görmüştü. Yedi zayıf ve çirkin inek besili yedi ineği yemiş, ama yedikleri bu inekler kendi görüntülerini hiç değiştirmemişti. Sanki bir şey yememiş gibi görünüyorlardı .

 

 İkinci rüyasında da firavun, bir buğday tarlası, ve orada  yedi güzel ve dolgun başak görmüştü. Daha sonra cılız yedi başak daha görmüş, cılız başaklar yedi dolgun ve güzel başağı yutmuştu. Sabah uyandığında firavun kaygılıydı. Bütün Mısırlı büyücüleri, bilgeleri çağırttı. Onlara gördüğü  rüyaları anlattı. Ancak hiçbiri Firavun'un rüyalarını yorumlayamadı.  Ama Tanrı Yusuf’a bu rüyaların anlamını yorumlamada yardımcı olacak ve Yusuf Firavun’a görüğü rüyanın anlamını açıklayacaktı.

 

Yusuf Firavuna gördüğü rüyaları şöyle yorumladı: "Yedi güzel inek yedi yıl demektir. Yedi güzel başak da yedi yıldır. Mısır’da yedi yıl boyunca bolluk olacak.  Daha sonra çıkan yedi cılız, çirkin inek ve doğu rüzgarının kavurduğu yedi solgun başak ise yedi yıl kıtlık olacağı anlamına gelir. Yedi yıl öyle bir kıtlık olacak ki, bolluk yılları hiç anımsanmayacak. Çünkü kıtlık ülkeyi kasıp kavuracak..."  Böylece Yusuf Firavuna yapması gerekenleri anlattı. Yedi yıl sürecek bolluk yılları süresince tahıl ve yiyecekler depolanacak ve kıtlık yılları gelince insanlar bu depolarda saklanan yiyeceklerden yiyeceklerdi.

 

Firavun sonra Yusuf'a, "Madem ki Tanrı sana bütün bunları açıkladı, senden daha akıllı ve bilgili bir adam yoktur" dedi,  "Sarayımın yönetimini sana vereceğim. Bütün halkım buyruklarına uyacak. Tahttan ötürü yalnız ben senin üzerinde olacağım. Seni bütün Mısır'a yönetici atıyorum.

??

Bu hikaye benim için
ne anlama geliyor
?

 

Yusuf, on iki kardeşten on birincisiydi. Yani en küçüğünün bir büyüğüydü. Ama böyle olduğu halde Tanrı onu büyük şeyler yapması için belirlemiş ve ayırmıştı. Ağabeyleri ona çok büyük kötülük ederek onu Mısır’a bir köle olarak satmışlardı. Ama hayatının daha sonrasında yaşadığı olaylar nedeniyle Yusuf, Mısır’da çok yetkili bir göreve getirildi ve  kendi ailesini çok büyük bir kıtlıktan kurtardı.

Sence Rab için  büyük ve önemli şeyler yapabilmen için ilkin büyük bir insan olman gerektiğine mi inanıyorsun? Yoksa senin ailende başkalarına iyilik yapabilenler sadece büyük olanlar mıdır?  Sen küçük biri olduğun halde başkalarına hangi alanlarda yardım edebileceğini bir düşün bakalım. Eminim, çok şeylerde başkalarına yardımcı olabilirsin.

Yaşam Yusuf için hiç de kolay olmadı. Özellikle ağabeyleri onu köle tüccarlarına sattığı zaman, ya da Potifar’ın karısı tarafından haksızca suçlanıp cezaevine atıldığı zaman hayat onun için hiç de kolay olmamıştı. Tanrı bize hayatımızın her zaman düzenli, her zaman sorunlardan uzak, kolay olacağına söz vermiş midir? Hayır. Bazen elbette zorluklar ve sıkıntılar olacaktır. Zorluklarda ve sıkıntılarda hemen yenilecek miyiz, yoksa bunları Rabbin de yardımıyla yenebilmek için mücadele etmeye, savaşmaya devam mı edeceğiz? 

 

Yusuf ve ağabeyleriyle ilgili bu hikayeyi Tekvin (Doğuş) kitabının 37. bölümünde okuyabilirsiniz.

 

 

Ezberleyeceğiniz Ayet:

 Çünkü RAB Yusuf'la birlikteydi ve yaptığı her işte onu başarılı kılıyordu.

Tekvin (Doğuş)  39:23



    

 Yakup        On Kardeş

 

Çocukların Kutsal Kitap Derslerine Dön

 

Cologne Turkish Ministries