


![]()
![]()
İsa ilk mucizesini,
Celile bölgesinde bulunan Kana kasabasında, katılmış olduğu düğünde
gerçekleştirdi. İsa’nın annesi Meryem de oradaydı.
Düğün sahibinin misafirler için hazırladığı şarap bitince İsa’nın annesi
Meryem, İsa’nın yanına gelerek, ‘Şarapları bitti’ dedi. Bunun üzerine İsa hizmetçilere küpleri
suyla doldurmalarını söyledi.
Hizmetçiler küpleri suyla doldurdular ve sonra suyla dolu küpten
aldılar. Bir de ne görsünler? Küplere konan su birden şaraba
dönüşüvermişti. İsa suyu şaraba dönüştürmüştü. Bu, İsa’nın gerçekleştirdiği
ilk mucizeydi.
|
İsa ile öğrencileri kayığa binip gölde ilerlerken birden
güçlü bir fırtına koptu. Öyle ki, dalgalar nerdeyse kayığı
batıracaktı. İsa’nın öğrencileri korku içerisinde endişelenirken, İsa kayığın
arka tarafında uzanmış uyuyordu. Gidip İsa’yı uyandırdılar. İsa da kalkıp
fırtınayı azarladı, ona durmasını söyledi. Bunun üzerine fırtına bir anda yok
oldu ve her taraf sakinleşiverdi. Bunu gören öğrenciler hayretler içerisinde
kaldılar. Şaşkınlıklarından, ‘Fırtınalar bile O’nun sözünü dinliyor’
diyorlardı.
|
İsa Simon Petrus’un yüksek ateşten kıvranan kaynanasını
da iyileştirdi. İsa kadının elini tutar tutmaz kadın hemen iyileşti. Kadın
iyileşince ayağa kalktı ve evde bulunanlara hizmet etmeye başladı.
|
Kudüs şehrinde doğuştan beri kör olan bir adam yaşıyordu.
İsa bu adamı görünce topraktan çamur yaptı ve çamuru bu kör adamın gözlerine
sürdü. Sonra gözlerini yıkaması için ona Şiloha havuzuna gitmesini söyledi.
Adam havuza gidip gözündeki çamurları yıkayınca gözleri açıldı ve birden
görmeye başladı.
|
Bir gün İsa Kudüs’e giderken Eriha kasabasından
geçiyordu. Yol kıyısında dilencilik yapan Bartemeus adında kör bir adam
duruyordu. İsa ile arkadaşları yoldan geçerken kalabalığın arasında bulunan
Bartemeus, İsa’nın oradan geçmekte olduğunu farkedince birden yüksek
sesle, ‘Davut Oğlu İsa, bana acı’
diyerek bağırmaya başladı. Onu
azarladılar, ama o daha çok bağırdı ve İsa bu adamın sesini duyunca durdu.
Adamın gözlerine dokunarak onu iyileştirdi ve ona , ‘İmanın seni iyileştirdi’
dedi. Adam da büyük bir sevinçle İsa’nın peşinden gitti.
|
Kapernahum kasabasında kötürüm, yani felçli bir adam
vardı. Adam yatalak olup yürüyemediği için arkadaşları tarafından İsa’nın
bulunduğu yere getirildi. Ancak kapının önünde biriken kalabalık nedeniyle
İsa’nın bulunduğu yere ulaşamadılar. Bunun üzerine arkadaşları bu felçli
adamı yatağıyla birlikte İsa’nın bulunduğu binanın çatısına çıkardılar ve
çatıdan bir delik açarak felçli adamı iplerle aşağıya, İsa’nın bulunduğu
odaya indirdiler. İsa damı görünce şöyle dedi: ‘Günahların bağışlandı! Kalk,
yatağını topla ve evine git!’ Bunu duyan bazı adamlar İsa’ya kızdılarsa da
İsa onlara cevaplarını verdi. Bir de İsa’nın iyileştirdiği adamı ayakta,
sapasağlam görünce söyleyecek bir söz bulamadılar.
|
Cüzam hastalığına tutulmuş on kişi İsa’yı görünce O’na
yalvararak kendilerine yardım etmesini istediler. Cüzam insanın derisinde
ortaya çıkan bulaşıcı, aynı zamanda, tedavi edilmezse öldürücü bir hastalıktır.
Ama İsa bu hastalara yaklaşmaktan hiç korkmadı. Onlara, gidip kendilerini
kahine göstermelerini söyledi, ve henüz onlar yoldayken adamlar birden
iyileşiverdiler! Ama içlerinden sadece bir tanesi geri dönerek, kendisini
iyileştirdiği için İsa’nın önünde diz çöktü ve O’na teşekkür etti.
|

Benzetmeler