



İsa’nın Son Günleri ve Ölümü


Son Akşam Yemeği
Öğrencileri İsa’nın yanına gelerek O’na,
‘Fısıh yemeğini nerede hazırlamamızı istersin?’
diye sordular.’
|
İsa onlara alışılmadık bir
cevap verdi. Onlara şöyle dedi: ‘Şehire gidin ve orada bir adam
bulacaksınız. Ona, ‘Efendimiz zamanının
yaklaştığını söylüyor’, ve ‘Efendimiz
Fısıh kutlamasını öğrencileriyle senin evinde yapmak
istiyor’ deyin. O zaman o adam ne yapması gerektiğini anlayacaktır.’
|
Bunun üzerine Petrus ile Yuhanna şehire
gittiler. Sokakta yürürlerken su testisi taşıyan bir adam
gördüler. (İsa onlara bu
adamın su testisi taşıyan biri olacağını söylemişti.)
|
Petrus ile Yuhanna, adam bir eve girinceye dek
arkasından yürüdüler. Sonra evin sahibiyle Fısıh
yemeğinin yenileceği oda hakkında konuştular. Petrus ve
Yuhanna adama, ‘Efendimiz İsa Fısıh yemeğini senin evinde
yemek istiyor’ dediler. Bunun üzerine evsahibi adam onlara evinin üst
katında bulunan büyükçe bir oda gösterdi. Öğrencileri o yukarı
odayı temizleyerek Efendilerinin gelişi için gül gibi tertemiz
yaptılar; ve sonra İsa ile diğer öğrencilerin gelmesini
beklediler.
|
Daha sonra yemek yerlerken, İsa onlara
yakın zamanda gerçekleşecek olayları anlattı. Öğrenciler
O’nu büyük bir dikkatle dinliyordu.
|
Daha sonra İsa ekmeği eline aldı
ve ekmeği bereketleyerek böldü. Sonra öğrencilerine vererek
şöyle dedi: "Alın, işte bu benim bedenimdir. "
Bundan sonra İsa kabın
içindeki içecek için teşekkür ederek, ‘Bundan için… Bu, sizin uğrunuzda dökülen
antlaşmanın kanıdır’ dedi.
|

İsa Getsemani Bahçesinde Dua Ediyor
İsa ile öğrencilerinin Fısıh bayramında birlikte
yedikleri son akşam yemeğinin üzerinden çok geçmeden, Yahuda
İskaryot, İsa’yı ele
vermek için Yahudilerin tapınak görevlileri ve kahinlerle anlaşmıştı
bile. Bu adamlar zaten İsa’yı yakalamak için fırsat gözleyip
duruyorlardı. İsa bütün bu şeylerin başına
geleceğini ta başından biliyordu. Bu nedenle
öğrencilerine, içlerinden birinin Kendisini ele vereceğini dahi
söylemişti.
|
İsa Mesih öğrencilerine Kendisinin onları yalnız
başına bırakacağını, öldürüleceğini, ama
ölümü yenip tekrar Baba’nın yanına gideceğini kerelerce
anlatmıştı. Aynı zamanda Baba’nın onlara başka
bir Yardımcı’yı, yani Kutsal Ruh’u göndereceğini vaad
etmişti. Ama öğrencileri O’nun neler söylediğini tam olarak
anlayamamışlardı.
|
İsa ile öğrencileri Fısıh yemeğini yedikleri
yerden ayrıldıktan sonra Kudüs (diğer adıyla
Yeruşalim) şehrinin dışındaki Zeytin
Dağı’na gittiler ve orada bulunan Getsemani bahçesine girdiler.
İsa öğrencilerinden beklemelerini isteyerek kendisi bahçede biraz
ileri gidip dua etmek istedi. İsa’yı ele vercek olan Yahuda
İskaryot onların arasında değildi, çoktan
İsa’nın yanından ayrılmıştı. İsa dua
ettiği yerden öğrencilerinin yanına geri dönünce onları uyurken
buldu. İsa çok üzgün ve kederliydi ve o gece üç defa dua etmeye
gitti. Ama öğrencileri
ycomundular ve uyanık duramuyorlardı.
|
İsa gitti ve onları
uyandırdı. Daha sonra birlikte konuştukları bir
sırada Yahuda İskaryot yanlarına yaklaştı. Ama
Yahuda orada yalnız değildi.
Yanında tapınak bekçilerini de getirmişti. Yahuda
İsa’yı görünce hemen yanına gitti ve O’nu yanaklarından
öptü. Yahuda bunu, karanlıkta,
içlerinden hangisinin İsa olduğunun anlaşılması
için bilerek yapmıştı.
Bunun üzerine Yahuda ile birlikte gelen askerler İsa’nın
yanına yaklaşarak O’nu tutuklamak ve götürmek istediler. Petrus hemen kılıcını
çıkararark İsa’yı korumak istedi, ama İsa ona,
‘Hayır, Petrus, kılıcını bırak’ dedi. Petrus
bunu üzerine güç kullanarak İsa’yı korumanın kolay bir iş
olmadığını iyice anladı.
|

İsa’nın Yargılanması
Askerler İsa’yı,
Yahudilerin başkahini olan Kayafas’a götürdüler. Orada İsa’yı
yargıladılar. Yahudilerin önde gelenleri ve din adamları olan
kahinler İsa’yı, Kendisinin Tanrı’nın Oğlu olduğunu
iddia ettiği gerekçesiyle suçlu buldular. Çünkü Yahudi din adamları
ve önderler İsa’ya inanmuyorlar, O’nu Tanrı’dan gelen Mesih olarak
kabul etmiyorlardı. Uzun zamandır bekledikleri fırsat
ayaklarına gelmişken hemen hepsi aynı fikirde birleşerek
İsa’nın öldürülmesi gerektiğine karar verdiler.
|
Ne var ki Roma İmparatorluğunun yasalarına göre,
Yahuıdi din adamları ve önderler kendi başlarına bir
suçluyu ölüm cezasına çarptırabilme hakkına sahip
değildiler. Bu nedenle Yahudi din adamları ve önderler İsa’yı,
O’nu ölüm cezasına çarptırsı diye, Kudüs’te görev yapan Roma
valisi Pilatus’un yanına götürdüler. İsa’yı Pilatus’un önüne
çıkardıklarında Pilatus açıkça, İsa’nın ölümü
hakkedecek hiçbir suç işlemediğini söyledi. Ama Yahudilerin durmak bilmeyen
ısrarları ve baskıları sonucunda Pilatus İsa’yı
ölüm cezasına çarptırdı.
|
Askerler İsa’yla alay ettiler. Onu Kral olarak
adlandırdılar, ama O’nun Kral olduğuna inanmadılar.
Dikenlerden bir taç yapıp başına koydular. Yüzüne tükürdüler,
aşağıladılar, hırpaladılar ve uzun süre
kırbaçladılar. Tüm bu acı ve işkenceler sırasında
İsa’nın sesi bile çıkmadı .
|

İsa Mesih’in Ölümü
Sonra askerler
İsa’yı Kudüs kentinin dışına, Golgota denilen tepeye
götürdüler. İsa’nın sırtına bir haç yüklediler ve
İsa askerlerin denetiminde halkın arasından geçerek
haçını sırtında taşıdı. Sonra haçın
ağırlığı ve vücündaki acılar nedeniyle
haçı taşıyamadı; O’nun haçını Kirineli Simun
adında birine taşıttılar. İsa Golgota denilen tepeye
varınca askerler O’nu çarmıha gerdiler; yani İsa’yı
ellerinden ve ayaklarından o kalın tahtaların üzerine
çivilediler.
|
İsa Mesih çarmıh üzerindeyken bile kendisini çarmıha
gerenleri affetti. Şöyle dedi: ‚Baba, onları
bağışla, çünkü ne yaptıklarını bilmiyorlar!’
|
Bu zaman içerisinde bazıları O’nun Tanrı’nın
Oğlu olduğunu görüp kabul ettiler.
Bunlardan bir tanesi, İsa’yla birlikte çarmıha gerilen
suçlulardan birisiydi. Bir diğeri, İsa’nın çarmıha
gerilişini seyreden Romalı bir askerdi. Sonra birden büyük bir
deprem oldu. Asker depremi ve bütün olan bitenleri görünce korkarak
şöyle dedi: ‘Gerçekten bu Tanrı’nın Oğlu’ydu!’
|
İsa Mesih öldüğü zaman Kudüs’teki tapınakta bulunan
kalın perde baştan aşağıya ikiye bölündü. Bu perde
tapınakta bulunan iki odayı birbirinden ayırıyordu.
Odalardan birine sadece ve sadece başkahin yılda bir kez
girebiliyor ve orada Tanrı’yla yüzyüze gelebiliyordu. Diğer odaya
ise herkes girebiliyordu. İsa
Mesih çarmıh üzerinde ölünce, aradaki bu perde
yırtılmış ve herkesin Tanrı’ya doğrudan
gidebilmesi ve herhangi bir aracıya gerek kalmadan doğrudan O’na
tapınabilmesi mümkün olmuştur. İsa Mesih çarmıh üzerinde
ölmekle bizim Başkahinimiz olmuştur.
|
|
Ezberleyeceğiniz Ayetler
Kafatası denilen yere vardıklarında
İsa'yı,biri sağında öbürü solunda olmak üzere, iki
suçluyla birlikte çarmıha gerdiler. İsa, «Baba, onları bağışla» dedi. «Çünkü ne
yaptıklarını bilmiyorlar.» O'nun giysilerini aralarında
paylaşmak için kura çektiler.
Luka 23:33-34

Cologne Turkish Ministries
|