




Temiz ve örnek bir hayat yaşayan Meryem daha henüz genç bir kızdı ve İsrail’in Nasıra kasabasında oturuyordu. Yusuf adında bir marangozla sözlüydü ve yakında evleneceklerdi. Bir gün, adı Cebrail olan bir melek Meryem’e görünerek ona şöyle dedi: ‘Korkma Meryem, bir oğul doğuracaksın ve adını İsa koyacaksın!... Tanrı’nın Kutsal Ruh’u senin üzerine gelecek, bunun sonucunda, doğacak olan kutsal kişiye ‘Tanrı’nın Oğlu’ denilecektir’. |
Sonra Meryem’le Yusuf
evlendiler. Aradan çok geçmeden, kendilerini nüfus kütüklerine yazdırmak için,
atalarının geldiği yer olan Beytlehem kasabasına gitmek zorunda kaldılar. Bu
onlar için uzun bir yolculuktu. Beytlehem kasabasına vardıklarında,
kalabilecekleri hiçbir yer bulamadılar, çünkü bütün hanlar ve konaklama
yerleri kendileri gibi dışarıdan gelen ziyaretçiler nedeniyle tamamen
dolmuştu. Onlar oradayken Meryem’in doğum yapma günleri de epey yaklaşmıştı.
Sadece bir ahırda, hayvanların kaldıkları bir damda yer bulabildiler. O
geceyi orada geçirdiler ve bebek İsa o gece dünyaya geldi. Onlar, meleğin kendilerine söylediği
gibi, doğan bebeğe ‘İsa’ adını
koydular.
|
O gece İsa’nın doğduğu saatlerde Tanrı’nın bir meleği, kırlarda sürülerini bekleyen çobanlara göründü. Büyük bir ışık onların çevresinde parıldadı, ve melek onlara, ‘Korkmayın’ dedi. ‚Size, tüm halk için büyük sevinç kaynağı olacak bir müjde getiriyorum: bugün size, Davut’un kentinde bir Kurtarıcı doğdu. Bu, Rab olan Mesih’tir.’ Aceleyle çobanlar gidip Meryem’le Yusuf’u ve yemlikte yatan bebeği buldular. |
Doğu ülkelerinden bazı yıldızbilimciler doğan bebek İsa’yı bulabilmek için kendilerine yol gösteren bir yıldızı takip ederek Yeruşalim şehrine geldiler ve Kral Herodes’e giderek ‚Yahudilerin Kralı olarak doğan çocuk nerede?’ diye sordular. Kral Herodes bunu duyunca çok tedirgin oldu, çünkü günün birinde bu çocuğun büyüyüp kendi tahtına oturmasından korkuyordu. Gizlice yıldızbilimcilere şöyle dedi: ‘Gidin, çocuğu dikkatle arayın, bulduğunuz zaman bana haber verin ki, ben de gelip ona tapınayım.’ Herodes’in amacı, bebek İsa’nın yerini öğrenebilmek ve sonra onu öldürtmekti. Yıldızbilimciler yıldızı takip ederek yollarına devam ettiler ve bebeğin bulunduğu Beytlehem’e geldiklerinde bir evin önünde durdular. Eve girip çocuğu annesi Meryem’le birlikte görünce yere kapanarak O’na tapındılar. Hazinelerini açıp O’na armağan olarak altın, tütsü ve mür sundular. Sonra Herodes’in yanına dönmesinler diye rüyada uyandırıldılar ve bunun üzerine yıldızbilimciler Herodes’e uğramadan ülkelerine başka yoldan döndüler. |
İsa on iki yaşındayken, Fısıh Bayramı kutlamaları için Meryem ve Yusuf tarafından Yeruşalim’e götürüldü. Geri dönerlerken yolda o kadar çok insan vardı ki, Meryem ile Yusuf İsa’nın kendileriyle olmadığını farkedememişlerdi. Sonra İsa’yı aramak için Yeruşalim’e geri döndüler ve İsa’yı üç gün sonra tapınakta, dinbilginleri ve ruhsal Yasa uzmanlarıyla tartışırken buldular. Annesi O’na, ‚Çocuğum, bize bunu niçin yaptın? Bak, babanla ben büyük kaygı içinde seni arayıp durduk’ dedi. İsa da onlara şu karşılığı verdi: "Babamın evinde bulunmam gerektiğini bilmiyor muydunuz?" Sonra İsa onlarla birlikte yola çıkıp Nasıra’ya döndü. Onların sözünü dinlerdi… İsa bilgelikte ve boyda gelişiyor, Tanrı’nın ve insanların beğenisini kazanıyordu.’ |

Ezberleyeceğiniz
ayetler:
Melek
ise onlara, «Korkmayın!» dedi. «Size, tüm halk için büyük sevinç kaynağı
olacak bir müjde getiriyorum: bugün size, Davut'un kentinde bir Kurtarıcı
doğdu. Bu, Rab olan Mesih'tir. Ve işte size bir işaret: kundağa sarılmış ve
yemlikte yatan bir bebek bulacaksınız.»
|

Cologne Turkish
Ministries