„... Dönüp küçük çocuklar gibi olmazsanız, Göklerin Egemenliğine asla giremezsiniz.“ (Matta 18:3)................. "İsa, «Bırakın çocukları» dedi. «Bana gelmelerine engel olmayın! Çünkü Göklerin Egemenliği böylelerinindir.» (Matta 19:13-14)...........

 

İBRAHİM PEYGAMBER




( İbrahim’in hikayesini sesli olarak dinlemek isterseniz,  burayı tıklamalısınız.)


Dinlerken, fareyi (maus’u) dinlediğiniz her paragrafın üzerine koyarak
hikayeyi renkli bir görünümde izleyebilirsiniz.)

 

 

Tanrı tarafından çağırılmadan önce İbrahim’in adı Abram’dı. Bir gün Tanrı Abram’a, yaşadığı ülkeyi ve akrabalarını bırakarak, kendisine göstereceği yeni bir ülkeye gitmesini söyledi. Bunun üzerine Abram yanına karısı Saray’ı ve yeğeni Lut’u alarak Kenan ülkesine gitti.

 

Rab Abram’a görünerek, ‘Bu toprakları senin soyuna vereceğim’ dedi. Abram, kendisine görünen Rabbe orada bir sunak yaparak O’na tapındı.

 

Ülkede kıtlık çıkınca Abram, Saray ve Lut  Mısır’a gittiler. Orada çeşitli olaylar yaşadılar, ama sonuçta Mısır’dan çıktıklarında çok zengindiler. Hem Abram’ın, hem de yeğeni Lut’un o kadar çok malı, hayvanı vardı ki, bu kez her ikisi birlikte yaşayamaz oldular. İkisinin de çobanları kendi aralarında  kavga yapmaya başladılar ve sonuçta Abram’la Lut ayrı ayrı yerlere gitmeye kadar verdiler. Lut güzel ve verimli toprakları seçti, Abram’a ise çorak ve verimsiz topraklar kaldı.

 

Daha sonra Tanrı Abram’ın adını İbrahim, Saray’ın adını da Sara olarak değiştirdi. Onları bereketleyip onların gelecekteki soylarının sayısını denizin kumu gibi sayısız yapacağını vaad etti.

 

 

Bir gün üç kişi İbrahim’in yanına geldi. İbrahim güzel bir misafirperverlik göstererek konuklarına yemek hazırladı, onları doyurdu. Gelenler Rabbin gönderdiği habercilerdi. Ayrılırlarken Sara’ya, bir yıl sonra bir oğullarının dünyaya geleceğini söylediler. Sara onların bu sözlerini gülerek karşıladı. Çünkü kendisi 90, kocası İbrahim de 100 yaşındaydı. O yaşta birilerinin bebeklerinin olması mümkün müydü?

Aradan bir yıl geçmeden İbrahim ve Sara’ya bir oğul dünyaya geldi. Adını İshak koydular. Daha sonra Tanrı tekrar İbrahim’e görünerek, ‘Biricik oğlun İshak’ı al ve sana söyleyeceğim dağa çıkararak orada onu benim için kurban et’ dedi. İbrahim Tanrı’nın bu sözüne itaat ederek oğlunu dağa çıkardı ve onu bir sunağın üzerine yatırarak kurban etmeye hazırlandı, Ama Tanrı İshak’ın öldürülmesini istememiş, bu olayda sadece İbrahim’in imanını ve itaatini denemişti. Sonuçta İbrahim’in imanını gören Tanrı, bir meleğini yollayarak, İbrahim’e, İshak’ın yerine kurban edilecek bir koyun getirdi. Böylece küçük İshak ölümden kurtulmuş oldu. 

 

 

 

Bu hikaye benim için
ne anlama geliyor?

 

 

İbrahim Tanrı’yı çok seven biriydi. İbrahim Tanrı’nın gözünde doğru bir adam olduğu için, Tanrı ona kendisinin yeryüzünün birçok ulusunun babası olacağı vaadini verdi.  Gerçekten de İbrahim adının anlamı, ‘Birçoklarının babası’ demektir.  Evet, Tanrı İbrahim’e söz verdi: Eğer Tanrı’ya sadık kalırsa, o yaşlı halinde bile, birçoklarının babası olacaktı. İbrahim Tanrı’nın bütün vaadlerine hiç şüphe duymadan iman etti; ve Tanrı, yapacağına söz verdiği şeyleri İbrahim’in hayatında gerçekleştirdi.

Tanrı da bize bir söz veriyor bugün: Eğer bizler O’nun Oğlu Rab İsa Mesih’e iman edersek sonsuz yaşama kavuşacağız ve sonsuza dek cennette O’nunla birlikte yaşayacağız! Buna inanıyor musunuz?

 

 

İbrahim ile ilgili  bu hikayeyi Kutsal Kitap’ta Tekvin (Doğuş) kitabının 12, 13, 18, 21 ve 22. bölümlerinde okuyabilirsiniz.

 

 

Ezberleyeceğiniz Ayetler:

 

 

RAB Abram'a, "Ülkeni, halkını, babanın evini bırak, sana göstereceğim

 topraklara git" dedi, "Seni büyük bir ulus yapacağım, Seni kutsayacak,

 sana ün kazandıracağım. Bereket kaynağı olacaksın.  Seni kutsayanları

kutsayacağım. Seni lanetleyeni lanetleyeceğim. Yeryüzündeki halkların

 hepsi Senin aracılığınla kutsanacak." (Doğuş 12:1-3)

 

Boyama

İbrahim üç melekle

Bu resmi boyamak için tıklayın.. açılan sayfayı yazıcınızla basın ve boyayın

 

  Nuh             Yakup

 

Çocukların Kutsal Kitap Derslerine Geri Dön

incilbahçesi