„... Dönüp küçük çocuklar gibi olmazsanız, Göklerin Egemenliğine asla giremezsiniz.“ (Matta 18:3)................. "İsa, «Bırakın çocukları» dedi. «Bana gelmelerine engel olmayın! Çünkü Göklerin Egemenliği böylelerinindir.» (Matta 19:13-14)...........

 

 


Musa Peygamber

Firavunun Kızı Nehirde Bebek Musa’yı Buluyor

 

 

Yusuf öldükten sonra Mısır’da sert yürekli, tanrıtanımaz bir adam kral oldu. Yusuf’un sonraki nesillerinin sayısının çokluğu nedeniyle korkuya kapıldı. Yusuf’un tüm halkını (yani Yahudi halkını) tutsak aldı ve onları tarlalarda, inşaatlarda, yol yapımlarında köle olarak çalıştırmaya başladı. Erkek çocukların bir gün büyüyüp asker olmalarından ve kendisine karşı savaşmalarından korkuyordu. Bu nedenle Mısır’da yaşayan bütün Yahudi erkek bebek ve çocukların yakalanarak öldürülmesini emretti.

 

Musa doğduğu zaman annesi onu üç ay gizleyebilmişti.  Ama daha fazla gizleyemeyeceğini anlayınca bir sepet yaptı, sepetin içine su girmesin diye altını ziftle kapladı ve sepeti Nil Nehri’ninin sularına bıraktı.  Firavun’un kızı nehirde yıkanırken hizmetçileri birden sepeti farkettiler ve sepeti açtılar. İçinde bir oğlan bebek bulunuyordu. Bebeğin ablası da olanları uzaktan seyrediyordu. Gidip  firavunun kızına şöyle dedi: ‘Gidip bir İbrani sütnine çağırayım mı?  Senin için bebeği emzirsin...’ Firavun'un kızı, "Olur" diye yanıtladı. Kız gidip bebeğin annesini çağırdı. Firavun'un kızı kadına, "Bu bebeği al, benim için emzir, ücretin neyse veririm" dedi. Kadın bebeği alıp emzirdi.  Çocuk büyüyünce, onu geri getirdi. Firavun'un kızı çocuğu evlat edindi ve çocuğun adını Musa koydu.  

 

Musa büyüdüğü zaman Mısırlı bir adamla kavga etti ve kavga sonucunda adam öldü. Musa yakalanmamak için Midyan ülkesine kaçtı. Orada yıllarca çobanlık yaparak geçindi. Sonra bir gün sürüsünü otlatırken çok ilginç ve garip bir şey gördü. Karşısındaki çalılar yanıyor, ama ateşi hiç sönmüyordu. Tanrı bu ateşin içinden Musa’ya seslenerek şöyle dedi: ‚Mısır’a geri dön ve halkım olan İsraillileri Mısırlıların kölesi olmaktan kurtar.’ Musa çok  korktu ve Mısır’a  dönmek istemedi. Ama sonunda gitti. Kardeşi Harun da onunla birlikte gitti.

 

Musa ile Harun doğrudan Mısır kralı Firavunun yanına gittiler. Ona, Tanrı’nın İsrailoğullarının serbest bırakılmasını istediğini söylediler. Ama Firavun öyle bir Tanrıyı tanımadığını, bu nedenle de İsrailoğullarını serbest bırakmayacağını söyledi. Bunun üzerine Tanrı Musa ile Harun’a mucize yapabilme yeteneğini verdi. Harun elindeki deyneği yere attı ve deynek bir anda yılan oluverdi. Firavunun sihirbazları da ellerindeki deynekleri yere fırlattılar ve onların deynekleri de birden yılan oluverdiler. Ama Harun’un yaptığı yılan sihirbazların yaptığı yılanların hepsini yiyiyp yuttu. Tanrı bu olaylar yoluyla Kendi gücünü onlara açıkça gösteriyordu. 

 

Firavun İsrail oğullarını serbest bırakmadığı için Mısırlıların üzerine çeşitli on bela  daha geldi.  Bela, insanın başına gelen, birçok sıkıntılar ve acılar yaratan, bazen de ölümle sonuçlanan kötü bir olaydır. Onuncu beladan sonra Firavun ilk doğan oğlu da ölünce, Firavun İsrailoğullarının ülkeden ayrılmasına izin vermek zorunda kaldı ve İsrailoğulları Vaad edilen Topraklara gitmek üzere yola koyuldular.

 

 

Musa’nın karşısındaki çalılar yanıyor, ama ateşi hiç sönmüyordu.

 

??

Bu Hikaye Benim İçin
Ne Anlama Geliyor?

 

 

Tanrı Musa’yı büyük ve önemli şeyler yapsın diye  bir peygamber olarak seçti. Diğer oğlan çocukları öldürülürken Musa ölümden kurtulmuştu. Musa Firavunun sarayında büyümüş, eğitim görmüş, kendini birçok alanda yetiştirmiş kültürlü birisiydi. Tanrı onun bu özelliklerini kullanarak onu çok daha önemli şeylerde kullanacaktı. Tanrı İsrailoğullarının Mısırlıların elinden kurtatılması için Musa’yı seçmişti. Çünkü Mısır kralı Firavun İsrailoğullarına gerçekten çok acımasız davranıyordu.

Musa peygamber olarak çağırıldığı halde kusursuz ve mükemmel bir insan değildi.  Kendisini İsrailoğullarını Mısır’dan çıkartabilecek biri olarak görmüyordu. Birçok hatalar yapan birisiydi, ama buna rağmen Tanrı onu seviyordu.  Sık sık şikayet ediyor, başarısızlıklarına çeşitli bahanelerle örtmeye çalışıyordu.  Peygamberler de bizim gibi günahları ve zayıflıkları olan kimselerdir.  Tanrı onları Kendi planlarının gerçekleşmesinde birer aracı olarak kullanmıştır.

Evet, Tanrı çoğu zaman Kendi tasarı ve düşüncelerini gerçekleştirmek için sıradan, basit kimseleri kullanır.
O bizleri de kullanmak istiyor. Tanrı bize yardım edeceğini söylemişse O gerçekten yardım edecektir. İlkin O’na tamamen güvenmeli ve hem iyi zamanlarda, hem de kötü zamanlarda O’nun bizimle olacağına inanmalıyız.

 

Musa peygamberle ilgili bu hikayeyi Kutsal Kitap’ta Çıkış Kitabının 2-12 bölümlerinde okuyabilirsiniz.

 

 


Tanrı, "Ben Ben'im" dedi, "İsrailliler'e de ki: 'Beni size Ben Ben'im diyen gönderdi.'

Çıkış 3:14


 

Boyama

Bu resmi boyamak için tıklayın.. açılan sayfayı yazıcınızla basın ve boyayın

 


Yusuf’la On Kardeşi          
           Mısır’dan Çıkış

 

Çocukların Kutsal Kitap Derslerine Dön

Cologne Turkish Ministries